Pazartesi, Aralık 8

Hayat Döngümüz


Selam olsun size "yolunda a.ş"ye soluksuz olarak hiç bir ücret talep etmeksizin yıllardır hizmet eden cemaat.//// 

 Bugün cuma gününden itibaren artık değişmiş bir hayat döngüsü içine girdiğimi bildirmek için yazıyorum. Yazacağım çünkü iş hayatı gerçekten çok sıkıntılı bir yaşam türü, günün 9 saatini iş yerinde ki insanlarla geçiriyorsunuz orada ki insanlar arkadaşlarınız oluyor ve dahi yeri geliyor aileniz oluyor. Peki olabiliyorlar mı? Açıkcası olamıyorlar iş hayatından kısa sürede öğrenediğim şeylerin zincirini yazmak gerekirse;

 Müdür > Sinyalci Müdürden > Yalakasından > diğer personellerden ( Uzatmak istemedim )


 Peki buradaki Müdür neci diyeceksiniz halkanın en büyüğü olarak başa geçmiş. Evet başa geçebilmek için iyi bir yalaka olmanız gerekiyor ve siz nasıl başa geçtiyseniz haklı olarak elemanlarınızdanda öyle muameleler bekliyorsunuz. -"Ben üstüme yalakalık yaptım onlarda bana yapsınlar" Evet efendim yapsınlar iş güç yapmasınlar, çalışmasınlar sadece yalakalık yaptıkları için iyi personel olsunlar sadece sizin anlamsız isteklerinize "evet evet" dedikleri için maaş alsınlar, neden diye sormayıp herşeyi ellerini birleştirip "evet efendim evet" desinler böyle mutlu olanlar işte üstlerinide ancak böyle mutlu edenlerdir. Şaşmaz muhakkak böyledir bu işler, müdürün hata yapsada suçu atacak birisini illa ki bulur ama bu kişiler genellikle onun egolarını okşayan değil -ki zaten köşe bucak kovalayıp bişeyler yapsada yollarımızı ayırsak dediği kişilerdir. Malumdur ki bu adamlar kuş olup uçsalar yinede yaranamazlar çünkü omuzlarına basılarak yükselmesine izin vermemiştir çünkü hep "neden?" demiştir, çünkü ellerini kavuşturup bir cahilin yalana boyun eğmesi gibi hareket etmemiştir. Böyle insanlar iş yerlerinde adam olan müdür kadar nadir bulunurlar bu yüzden sevilir lakin tasvip edilmezler. Çünkü yürek başka iş başka şeydir, halbuki yürek için, şeref için, bir tek Allah'a kulluk için yaşayan insanlardır. Rızıkları müdürler, patronlar vermez. İnsan şerefi için yaşadığı sürece insandır, "neden?" diye sorabildiği kadar insandır. 

 Peki "professional" olmak nedir ki? Bir şey illaki elle tutulur, gözle görülür olduğunda mı "professional" olursun ? "Hayır hayır" kapitalist olabildiğin kadar professional kelimesini hakedersin, ne kadar çok takım arkadaşının güvenini kaybedipte müdürünün güvenini kazanmak için çalışırsan o kadar professional olursun, ne kadar çok birinci tekil şahıs ekinin arkasına sığınıp "ben" deyip "biz" demeyi unuttuğun kadar professional olursun. Peki ! Tut ki sen professional oldun, ya insanlık? Kaybedilen değerler, kaybedilen güvenler ve kaybedilen onca insan için değdi mi? Peki ! Evine ekmek götürmek zorundasın. Kaybedilen şerefler, kaybedilen özgüvenler ve küçülmek için buna değdi mi? Peki ! Değdi diyelim ille de bir insana kulluk yapmak istiyorsan sen bilirsin arkadaşım bu hayat döngüsü sonsuz döngüye girer, neden mi? Çünkü bu ülkede müdür bitmez olurda sen müdür olursan sende aynı şeyleri beklersin senin gibiler bitmez. 

 Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin, sizden olan yetkililere de. Sonra bir şeyde anlaşmazlığa düştünüz mü, hemen Allah'a ve Peygamberine arz edin onu, eğer Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanan müminler iseniz. Bu hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir. (NİSÂ-59) 

 Müdürüm benim diğer arkadaşlarımı ezmek pahasına onun istediğimi yapmamı, şirkete zarar geleceğini bile bile bunu yapmamı istediğinde ise "Hak"dan şaşmış bir kişi olmayacak mıyız? 

 "Dilleriyle insanları kıranları, İbadetleri temizleyemez" Hz. Muhammed(SA.V) 

 Peki amelimizle ve dilimizle kırıp geçirdiğimiz insanlarda dahil değil mi konuya ? Yalakalık yapacaksın diye sen herkesi ezeceksin sadece herşeyi kendinden bileceksin peki ya şimdi "ben ben ben" diye gezip duran şeytandan farkın ne? Sen bir avuç topraksın oda ateş lakin unutmamalı ki insan hem toprağa hem ateşe girebilme ihtimaliyle her an karşı karşıyadır. 


 Yazdım bu yazıyı çünkü geçtiğimiz cuma günü işten tamamen karşılıklı olarak ayrıldım, açıklamalar karşılıklı anlaşmalar vs. uzun sürmeyen ve uzun sürmesinide istemediğim bu yolculuğa tamamen son vermiş oldum. Peki mutsuz muyum? Mutluyum diyemem çok emeğim zayi oldu sadece bu yüzden ve saçma sapan konuşmalar yüzünden biraz mutsuzum. Tek mutlu olduğum konu şu ki kimse omuzlarıma basarak yükselemedi, kimseye yalakalık yapmadım, kimsenin önünde el bağlayıp durmadım AMA terbiyesizlikte yapmadım. Elimden geldiği kadar uğraştım ama ne benim yaptığım şeyler onları tatmin edebildi ne onların saçma sapan hareketleri beni tatmin edebildi. Bir test'de cevap anahtarının şıkkına baktığınızda cevap "A" ise "B" doğru demenizin iki türü vardır ya yanlış testin cevaplarına bakmışsınızdır yahut yanlış yaptığınıza inanmak istemiyorsunuzdur. Öyle ya ! Müdür olmak yapılan şeylerin yanlış olduğunu bile bile sadece personele kendini ezdirmemek için onu devam ettirmektir. Katlanamadığım, susamadığım bu yanlışlardan bir daha dönmemek üzere ama bu hal ve tavırlarımıda hiç bir yerde kaybetmemek üzerede işimden ayrıldım. Hakkımızda hayırlısı olsun, Hüküm Hz. Allah(c.c) aittir. 2-3 hafta kadar kendimi dinlenmeyi düşünüyorum sonrasınada artık bakarız :) Yolunda olan herkese selam olsun ///

0 yorum:

Yorum Gönderme

Blogger tarafından desteklenmektedir.